Burun İle İlgili Deyimler Ve Anlamları
Burun sözcüğü ile ilgili deyimler, burun ile ilgili deyimler, burun ile ilgili deyimler, burun geçen deyimler, içinde burun geçen deyimler, burun deyimleri, burun ile başlayan deyimler
Ağzı burnu birbirine karışmak deyiminin anlamı: Hastalık, kavga, yorgunluk-bakımsızlık gibi nedenlerle yüzü yara bere içinde kalmak, bakımsız kalmak.
Ağzı burnu birbirine karışmak deyimi geçen cümle: Hastalıktan ağzı burnu birbirine karışmış. İyileşsin onu berbere götüreyim.
Ağzından girip burnundan çıkmak deyiminin anlamı: Bir çaresini bulup, ne yapıp edip bir kişiyi gönülsüz olduğu işe razı etmek.
Ağzından girip burnundan çıkmak deyimi geçen cümle: Bakkalın ağzından girdi burnundan çıktı, bisküviyi 5 liraya indirdi.
Burun buruna (Burun buruna gelmek) deyiminin anlamı: Birbirine pek yakın, karşı karşıya, yüz yüze.
Burun buruna deyimi geçen cümle: Hızını alamayınca kaleciyle burun buruna geldiler.
Burun kıvırmak deyiminin anlamı: Beğenmemek, önemsiz görmek.
Burun kıvırmak deyimi geçen cümle: Sofrada makarnayı görünce yine burun kıvırdı.
Burnu sürtülmek deyiminin anlamı (burnunu yere sürtmek deyiminin anlamı): Büyüklenme, kibirlenme huyundan vazgeçip uysallaşmak ve iyi biri olmak zorunda kalmak. İkinci anlamı: Daha önce beğenmediği bir durumu kabul etmek, razı gelmek.
Burnu sürtülmek, burnunu yere sürtmek deyimi geçen cümle: Düne kadar beğenmiyordu bizi. Nasılda burnu sürtülmüş.